Yüksel, yer altı sularının aşırı kullanımının özellikle kıyı bölgelerinde tuzlu su giriş riskini artırarak kuraklığı kalıcı hale getirdiğini söyledi.

Türkiye ve Ege Bölgesi’nde yağışlar başlamasına rağmen meteorolojik, hidrolojik ve tarımsal kuraklığın etkilerinin devam ettiğini belirten Yüksel, Türkiye’nin son yılların en ciddi meteorolojik kuraklık süreciyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2025 su yılı yağışları, Türkiye genelinde metrekareye ortalama 422,5 kilogram olarak gerçekleşti. Bu değer, normal yağış miktarına göre yüzde 26,3, geçen yıl yağışlarına göre ise yüzde 29,2 daha azdı. Ege Bölgesi’nde yağışlar son 6 yıldır normalin altında seyrediyor; 2025 su yılında metrekareye 436,3 kilogram yağış düşerken, normali 604,7 kilogram, 2024 su yılı yağışı ise 504,3 kilogram olarak gerçekleşti.

1 Milyonluk Hırsızlık: Şüpheliler Kadıköy’de Yakalandı
1 Milyonluk Hırsızlık: Şüpheliler Kadıköy’de Yakalandı
İçeriği Görüntüle

İzmir’de özellikle aralık ve ocak aylarında yağışların ortalamanın altında kalması, Tahtalı Barajı doluluk oranının yüzde 1’in altına düşmesine yol açtı. Yüksel, yağışların kısa süreli ve şiddetli sağanak şeklinde gerçekleşmesinin barajları ve yer altı suyunu besleyemediğini, bu durumun kuraklığı daha belirgin hale getirdiğini ifade etti.

Büyükşehirlerde nüfus yoğunluğu, turizm ve sanayi nedeniyle su talebinin yüksek olduğunu belirten Yüksel, betonlaşma ve “kentsel ısı adası” etkisinin yağışı olumsuz etkilediğini söyledi. Kuraklığın etkisinin yalnızca geçici bir doğa olayı olmadığını, yer altı suları ve barajların toparlanmasının aylar, hatta yıllar sürebileceğini belirten Yüksel, kısa, orta ve uzun vadeli su yönetimi planlarının önemine dikkat çekti. Buna göre zorunlu su tasarrufu, kayıp-kaçakların azaltılması, atık suyun yeniden kullanımı ve yağmur suyu hasadı gibi uygulamalar hayati öneme sahip.

Kaynak: DHA