Verilere göre, bu dönemde yetkili idareler tarafından verilen yapı ruhsatlarında bir önceki yılın aynı çeyreğine kıyasla artış görüldü. Özellikle yapı ruhsatı verilen toplam yüz ölçüm, yıllık bazda yüzde 2,6 oranında yükseldi. Bu dönemde bina sayısı yüzde 5,5, daire sayısı ise yüzde 13,8 artış gösterdi.
Yapı ruhsatı verilen alanın büyük çoğunluğu, yani yüzde 81,7’si belediyeler tarafından sağlanırken, geri kalan yüzde 18,3’ü diğer yetkili idarelerce verildi. Binaların kullanım amaçları incelendiğinde, en yüksek payın iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalara ait olduğu görüldü. Bu binaların toplam yüz ölçümü 46,8 milyon metrekare olarak kaydedildi. Sanayi binaları ve depolar ise 5,7 milyon metrekare ile ikinci sırada yer aldı.
Öte yandan, yapı kullanma izin belgesi verilen binalarda bazı azalmalar gözlemlendi. 2025 yılının 4’üncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı yüzde 0,1 azalırken, toplam yüz ölçüm yüzde 1,5 geriledi. Buna karşın, daire sayısında yüzde 3,1 oranında artış görüldü. Yapı kullanma izin belgelerinde belediyelerin payı yüzde 84,7 iken, diğer yetkili idarelerin payı yüzde 15,3 olarak kaydedildi.
Yapı kullanma izin belgesi verilen binaların kullanım amaçlarına bakıldığında, iki ve daha fazla daireli konutlar yine ilk sırada yer aldı ve toplam 32,6 milyon metrekareye ulaştı. Sanayi ve depo amaçlı binalar ise 5,4 milyon metrekare ile ikinci sırayı aldı. Bu veriler, Türkiye’de konut projelerinin hâlen öncelikli yatırım alanı olduğunu, sanayi ve depolama yapılarının ise sınırlı da olsa devam eden talebi yansıttığını göstermektedir.
Genel olarak 2025’in son çeyreği, yapı ruhsatlarında artış ve yapı kullanma izinlerinde sınırlı düşüş ile dikkat çekerken, konut yatırımlarının hâlâ yapı sektöründe belirleyici rol oynadığını ortaya koymaktadır.





