Demirel, sosyal medya platformlarının başlangıçta iletişim ve sosyalleşme amacıyla ortaya çıktığını ancak zamanla ticaret ve etkileşim odaklı yapay bir dünyaya dönüştüğünü ifade etti. Demirel, sanal medyada yer alan beğeni, yorum ve paylaşım sistemlerinin kullanıcılar üzerinde ödül mekanizması etkisi oluşturduğunu söyledi. Bu durumun zamanla bağımlılık riskini artırdığını belirten Demirel, düzensiz gelen etkileşimlerin beynin dopamin dengesini etkileyerek kişiyi sürekli ekran başında kalmaya yönlendirdiğini ifade etti.
Uzman psikolog, özellikle bilinçsiz ve uzun süreli kullanımın bireylerin gerçeklik algısını zayıflatabileceğini, duygusal tepkilerde körelmeye neden olabileceğini söyledi. Demirel, “Empati duygusunda azalma görülebilir. Kişiler zamanla dijital dünyadaki yapay etkileşimleri gerçek sosyal ilişkilerin önüne koyabiliyor” dedi.
Sanal medyanın kontrollü kullanılması gerektiğini vurgulayan Demirel, dijital detoks uygulamalarının ruh sağlığı açısından önemli olduğunu belirtti. Kullanıcıların takip ettikleri hesapları bilinçli seçmesi, maruz kaldıkları içerikleri filtrelemesi ve ekran süresini kontrol altında tutmasının sağlıklı dijital yaşam için kritik olduğunu ifade etti.
Çocuk ve ergenlerin dijital içeriklerden yetişkinlere göre çok daha fazla etkilendiğine dikkat çeken Demirel, özellikle şiddet içerikli oyunlar ve videoların ciddi risk taşıdığını söyledi. Şiddetin sürekli çözüm yöntemi gibi sunulmasının çocukların davranış biçimlerini etkileyebileceğini belirten Demirel, bu durumun zamanla şiddeti normalleştirebileceğini kaydetti.
Özellikle gelişim çağındaki bireylerde gerçeklik algısının henüz tam oluşmadığını belirten Demirel, oyunlarda ölümün geri döndürülebilir şekilde gösterilmesinin çocukların zarar algısını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Ebeveynlerin çocukların dijital kullanım alışkanlıklarını yakından takip etmesi gerektiğini vurgulayan Demirel, ailelerin çocuklarla iletişim kurarak içeriklerin neden zararlı olabileceğini somut örneklerle anlatmasının önem taşıdığını söyledi. Sağlıklı bir dijital filtre oluşturulmasının ve çocukların empati duygusunun güçlendirilmesinin kritik olduğuna dikkat çekti.





