Açıklanan verilere göre ekonomik güven endeksi, bir önceki aya kıyasla yüzde 0,9 artış göstererek 99,8 seviyesine yükseldi. Endeksteki artışta özellikle tüketici, hizmet ve inşaat sektörlerinde gözlenen güven artışı etkili olurken, imalat sanayi ile perakende ticaret sektörlerinde ise gerileme kaydedildi. TÜİK'in yayımladığı istatistiklere göre ekonomik güven endeksi haziran ayında kaydedilen seviyenin üzerine çıkarak temmuz ayında 99,8 puana ulaştı. Ekonomik güven endeksi; tüketicilerin ve üretici kesimlerin ekonomiye ilişkin beklentilerini yansıtan önemli göstergeler arasında yer alıyor. Endeksin 100 puana yaklaşması, ekonomik görünüme ilişkin beklentilerin dengelenmeye başladığı şeklinde değerlendiriliyor.
Veriler incelendiğinde tüketici güven endeksinin temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 2,2 oranında artarak 89,8'e yükseldiği görüldü. Tüketicilerin genel ekonomik durum ve gelecek döneme ilişkin beklentilerindeki iyileşme, bu artışta etkili oldu.
Hizmet sektörü güven endeksi de yükseliş gösteren kalemler arasında yer aldı. Endeks, aylık bazda yüzde 1,4 artışla 112 seviyesine çıktı. İnşaat sektöründe de sınırlı bir artış yaşanırken, güven endeksi yüzde 0,6 yükselerek 83,5 olarak hesaplandı.
Buna karşılık reel kesim, yani imalat sanayi güven endeksinde gerileme kaydedildi. İmalat sanayisindeki güven endeksi temmuz ayında yüzde 0,8 azalışla 101,2 seviyesine geriledi. Perakende ticaret sektöründe de güven endeksi yüzde 1,6 düşüş göstererek 111 olarak ölçüldü.
Ekonomik güven endeksi; tüketici, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ilişkin güven göstergelerinin birlikte değerlendirilmesiyle oluşturuluyor. Bu nedenle endekste görülen değişimler, ekonominin genel görünümüne ilişkin beklentiler hakkında önemli ipuçları sunuyor.
Uzmanlar, temmuz ayında kaydedilen yükselişin özellikle tüketici ve hizmet sektöründeki iyimserliğin etkisini yansıttığını, buna karşın üretim ve perakende tarafındaki gerilemenin yakından izlenmesi gerektiğini belirtiyor. Önümüzdeki aylarda açıklanacak güven endeksleri, ekonomideki eğilimin hangi yönde şekilleneceğine ilişkin daha net bir tablo ortaya koyacak.




