Mahkeme, bölgeye yapılan keşif ve bilirkişi raporlarını esas alarak, projenin ekosisteme geri dönüşü olmayan zararlar vereceğini vurguladı.
1971’de milli park ilan edilen Munzur Vadisi, zengin akarsu kaynakları, endemik bitki örtüsü ve nesli tehlike altında birçok yaban hayvanına ev sahipliği yapıyor. Bölgede yapılan çalışmalar, 2 bin 250’nin üzerinde bitki türü saptadı; bu türlerin beşte biri endemik. Vaşak, yaban keçisi, ayı, çengel boynuzlu dağ keçisi, su samuru gibi nadir türler vadide yaşıyor. Munzur Nehri ise alabalık ve temiz suyu ile biliniyor, bölge halkı tarafından kutsal kabul ediliyor.
Baraj ve HES projeleri için açılan davada heyet, keşif sırasında bozayı ve yaban keçisine rastladı. Raporda, projenin flora ve fauna üzerinde geri dönüşü olmayan etkiler yaratacağı, vadinin korunması gerektiği belirtildi. Mahkeme de bu raporu dikkate alarak şirketin talebini oy birliğiyle reddetti.
Davanın müdahili avukat Barış Yıldırım, “Munzur Havzası, Avrupa’nın koruma sözleşmeleri kapsamında koruma altında olan birçok nadir türü barındırıyor. Bu karar sayesinde vadinin baraj ve HES projeleriyle yok edilmesi artık hukuken imkansız hale geldi” dedi.




