Saldırıda annesi K.D hayatını kaybetmiş, N. ise bacağından ağır yaralanmıştı.
Konya’nın Ilgın ilçesinde çiftçilik yapan S.D, geçen yıl Ankara’nın Bala ilçesinde kiraladığı tarlada mısır ve buğday yetiştirmek için ailesiyle birlikte konteynerde yaşıyordu. 9 Temmuz günü tarlada sulama yapan D., eşi Kezban ve oğlu N.’i konteynerde bırakarak kızları Gönül ile birlikte dışarı çıktı. Bir süre sonra konteynere giren kar maskeli üç kişi, K. ve N.D’ye pompalı tüfekle ateş açtı. K.D olay yerinde yaşamını yitirirken, sağ bacağından vurulan Nazif ağır yaralandı. N., nefesini tutup ölü numarası yaparak saldırganların konteynerden çıkmasını bekledi. Şüpheliler, altın aramak için konteyneri didikleyip bir şey bulamayınca olay yerinden uzaklaştı.
Jandarma ekiplerinin titiz çalışması sonucu saldırının şüphelilerinden birinin aileyle akraba olduğu belirlendi. Olaydan önce Demirci ailesini ziyaret eden ve altınları olduğu bilgisini edinen damat H.Ö’in kardeşi İsmail Ö.’in, arkadaşları K.R ve H.K ile birlikte 3 gün pusuda beklediği tespit edildi. Baba evden çıktıktan sonra saldırının gerçekleştirildiği ve H.Ö’in de olaydan haberdar olduğu, hatta soyguna onay verdiği belirlendi. Gözaltına alınan dört şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
N.’in ablası Ş.Ö, kardeşinin saldırı sonrası psikolojik olarak değiştiğini anlattı. “N. 5 ameliyat geçirdi. Dördü riskliydi. Şu an fizik tedavi görüyor. Okula döndü ama içine kapanık bir çocuk oldu. Yaşananları anlatabiliyor ama ağlayamıyor, kendini eskisi gibi ifade edemiyor” dedi.
Öte yandan, saldırıda hayatını kaybeden K.D’nin kardeşi olan ve şüphelilerden H.Ö’in eşi olan Şerife Özdil, boşanma davası açtığını ve can güvenliği endişesi yaşadığını söyledi. “Eşim içeriden çıkma umuduyla yaşıyor. Ben hiçbirinin serbest kalmasını istemiyorum. Artık benim de can güvenliğim yok” diye konuştu.




