Olay, 3 Mayıs 2024 tarihinde Döşemealtı ilçesindeki Antalya Büyükşehir Belediyesi Halil Akyüz Huzurevi’nde meydana geldi. İddiaya göre, aynı huzurevinde kalan ve aralarında husumet olduğu ileri sürülen S.G, A.S.B ve A.Ö, S. tarafından bıçaklı saldırıya uğradı.
Saldırı sonrası yangın merdiveninden kaçan S., jandarma ekipleri tarafından kısa sürede yakalanarak tutuklandı. Olayda S.G ile A.S.B olay yerinde, A.Ö ise hastanede hayatını kaybetti. Yapılan adli tespitlerde, S.G’e yaklaşık 30, A.S.B’a 3 ve A.Ö’e 20 bıçak darbesi isabet ettiği belirlendi.
S., mahkemede savunmasında 5 yıldır huzurevinde kaldığını, epilepsi hastası olduğunu ve daha önce ciddi bir beyin kanaması geçirdiğini söyledi. Huzurevinde hastane randevusu için aracı verilmediğini, parasız olduğu halde taksiyle gönderilmeye çalışıldığını, hemşire ve kurum müdürüyle yaşadığı tartışmalar ve tehdit iddialarını dile getirdi. S., saldırının başhemşire ve şube müdürüyle yaşadığı anlaşmazlık sonucu psikolojisinin bozulmasıyla meydana geldiğini ileri sürdü ve amacının müdürü korkutmak olduğunu ancak kontrolünü kaybederek oda arkadaşlarına saldırdığını belirtti.
Sanık, SEGBİS aracılığıyla yeniden hakim karşısına çıkarıldı ve olaya itirazı olmadığını ifade ederek, yaşananların başhemşire ve şube müdürünün etkisiyle geliştiğini savundu. Savcı ise sanığın S.G ve A.S.B’ı tasarlayarak, A.Ö’i canavarca hisle öldürdüğünü belirterek üç kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verip duruşmayı erteledi.




