Prof. Dr. Uğurlu, “Glokom, geri dönüşümsüz körlüğün en sık görülen nedenlerinden biri. Kaybedilen görmeyi maalesef geri getiremiyoruz. Bu nedenle hastalığı önceden fark etmek büyük önem taşıyor” dedi.
Halk arasında “karasu hastalığı” olarak da bilinen glokom, göz içindeki sinirleri etkileyerek kalıcı görme kaybına yol açabiliyor. Prof. Dr. Uğurlu, glokomun çeşitli tipleri olduğunu belirtirken, en sık görülen türün genellikle belirti vermediğini vurguladı. “Hastalığın çok ileri aşamalarına gelindiğinde görme kaybı fark ediliyor. Bu nedenle düzenli göz muayenesi yaptırmak şart” dedi.
40 yaş ve üzerindeki kişilerin özellikle göz muayenesini ihmal etmemesi gerektiğini belirten Uğurlu, “Bu yaşlar genellikle yakın görme problemlerinin başladığı dönemdir. Göz tansiyonumuz ve göz sinirlerimiz kontrol edilmelidir. Ailede glokom öyküsü varsa, takip çok daha erken yaşlardan başlatılmalı. Genellikle 1–2 yıl aralıklarla kontrol öneriyoruz. Glokom hastası olan kişiler ise daha sık ve hastalığın şiddetine göre düzenli kontrole alınır” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Uğurlu, vatandaşlara seslenerek, “Göz sağlığını sessiz hırsızına kaptırmamak için düzenli kontrole gitmek şart. Hastalık ilerlerse kaybedilen görmeyi geri getirmek mümkün değil. Erken teşhis sayesinde hastalığın ilerlemesini durdurabilir ve yaşam kalitesini koruyabiliriz” dedi.
Glokom hastaları da erken teşhisin önemine dikkat çekti. 43 yaşındaki Öznur Özbek, babasında glokom öyküsü olduğunu belirterek, “2021 yılında teşhis konuldu ve tedaviye başladım. 5 yıldır düzenli takip ediyorum. Vatandaşların muhakkak kontrollerini yaptırmaları gerekiyor” dedi. 57 yaşındaki Temam Altınöz ise, ailede glokom öyküsü nedeniyle düzenli ölçümlerle erken tanı aldığını ve ciddi bir görme kaybı yaşamadığını söyledi. Altınöz, “Ailede olsun ya da olmasın herkes belirli aralıklarla göz muayenesine gitmeli” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Uğurlu’nun vurguladığı gibi glokom, erken fark edilmediğinde ciddi görme kayıplarına yol açabilen bir hastalık. Düzenli göz kontrolleri, özellikle 40 yaş ve üzeri kişiler ile ailede glokom öyküsü olanlar için hayati öneme sahip.




