Olayda Y., başında kask ile kuyumcu dükkanına girerek çalışanın ellerini ve ayaklarını bantla bağlamış, ardından 170 altın bilezik alarak kaçmıştı. Polis ekipleri, Y.’ı Diyarbakır’da yakalayarak tutuklamıştı.
Fatsa Ağır Ceza Mahkemesi’nde savunma yapan sanık Y., iş yeri sahibi Y. Şerbetçi’den özür dileyerek sözlerine başladı. Y., sanal kumar borçları nedeniyle suç işlediğini belirterek, yaklaşık 200–300 milyon lira borcu bulunduğunu söyledi. “Kimseden yardım alamadım, alacaklılar kapıma dayandı, eşime mesajlar gönderildi. Çok pişmanım. Eşimi ve çocuğumu kaybetmek istemiyorum” dedi.
Sanık, olay sırasında kimseye zarar verme niyetinde olmadığını ve silahında yalnızca tek mermi bulunduğunu ileri sürdü. Soygunu gerçekleştiremezse intihar etmeyi düşündüğünü belirten Y., mahkeme başkanının “Bir kamu görevlisi olarak yaptığınla daha mı iyi oldu?” sorusuna “Hayır efendim” yanıtını verdi.
Mahkeme, iş yeri sahibine şikayetçi olup olmadığını sordu. Y. Şerbetçi, şikayetçi olduğunu açıkça ifade etti. Müşteki avukatları, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmamasını talep ederek, “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “Yağma” suçlarından da cezalandırılmasını istedi. Sanık avukatı ise Y.’ın temiz sicile sahip olduğunu, ailesi bulunduğunu ve kumar bağımlılığı nedeniyle bu noktaya geldiğini vurguladı; müvekkilinin pişmanlığının dikkate alınmasını talep etti.
Mahkeme heyeti, dosyanın genişletilmesine ve sanığın babasının dinlenmesine karar vererek duruşmayı erteledi. Olay, hem Fatsa halkında hem de kamuoyunda büyük yankı uyandırmış, güvenlik ve kumar bağımlılığı konularında tartışmaları gündeme taşımıştı. Sanığın pişmanlığını ifade etmesi, davanın seyrinde önemli bir etken olarak değerlendiriliyor.




