Şiirsel bir girizgahla konuşmasına başlayan Dr. Adnan Ateş; Gazze, Kudüs ve Doğu Türkistan’daki zulümlere dikkat çekilirken, Siyonist orduya katılan Türkiye-İsrail çifte vatandaşları hakkında Türk vatandaşlığından çıkarılma ve yargılanma çağrısı yapıldı.
"GAZZE'DE 3 YILDA 74 BİNİ AŞKIN ŞEHİT"
Basın açıklamasında, Gazze Şeridi'nde üç yıldır devam eden saldırılarda ağır bir soykırım yaşandığı vurgulandı. Paylaşılan verilerde şu ifadelere yer verildi:
· 74.000’den fazla masum insan şehit edildi.
· Yüz binlerce kişi yaralandı.
· Bölgedeki binaların %82’si yerle bir edildi.
· 2 milyondan fazla insan kendi vatanında sürgün hayatı yaşamaya mahkûm edildi.
Sözde ateşkes ilan edilmesine rağmen bombalamaların, insani yardım engellerinin, açlık ve susuzluk politikasının devam ettiği belirtilerek Erbaa Meydanı’nın bir adalet kürsüsüne dönüştürüldüğü ifade edildi.
BOYKOT VURGUSU: "SERMAYE ZALİMİN ELİNDEKİ SİLAHTIR"
Zulme karşı duruşun en önemli adımlarından birinin boykot olduğu hatırlatılan açıklamada; "İşgalcilerin ve katliamcıların değirmenine su taşıyan markaları tercih etmek, zulme ortak olmaktır. Sermaye zalimin en büyük silahıdır; o silahı dolduran ise harcadığımız paralardır. Boykot, İbrahim’in ateşine su taşıyan karınca misali durduğu yeri ilan etmektir" denilerek vatandaşlar boykota ve "Klas Duruş"a davet edildi.
DOĞU TÜRKİSTAN UNUTULMADI
Dünyanın farklı coğrafyalarındaki Müslümanların baskı gördüğüne değinilen açıklamada, Çin baskısı altındaki Doğu Türkistan’ın durumu da gündeme taşındı. Çin emperyalizminin etnik ve milli soykırım uyguladığı belirtilerek, ticari ilişkiler gerekçesiyle bu zulme sessiz kalan dünyaya tepki gösterildi.
"İSRAİL ORDUSUNA KATILAN ÇİFTE VATANDAŞLAR YARGILANSIN VE VATANDAŞLIKTAN ÇIKARILSIN"
Açıklamanın en dikkat çekici kısımlarından birini, İsrail ordusunda görev alan Türkiye vatandaşları konusu oluşturdu. İsrail kurumlarının açıkladığı istatistiklere dayandırılan bilgilerde:
· 112’si çifte, 21’i çoklu olmak üzere toplam 133 Türkiye vatandaşının soykırımcı İsrail ordusunda yer aldığı belirtildi.
· Bu kişilerin çocukları ve hamile kadınları hedef alan bir orduda hizmet ettikleri ifade edildi.
· Türkiye’de rahat hareket kabiliyetine sahip bu kişilerin ülkemiz için "Milli Güvenlik Sorunu" teşkil ettiği, casusluk ve provokasyon riski taşıdığı vurgulandı.
İHH Erbaa Temsilcisi Dr. Adnan Ateş ve Erbaa halkı adına yapılan çağrıda; Türk Ceza Kanunu hükümlerinin gecikmeksizin işletilmesi, bu kişilerin yargılanması ve derhal Türk vatandaşlığından çıkarılarak Türk pasaportlarının ellerinden alınması istendi.
Akif İnan’ın "Mescid-i Aksa" şiiri ve dualarla tamamlanan basın açıklaması, Erbaa’daki sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlardan büyük destek gördü.




