Olay, 24 Ekim 2024 tarihinde Buca’daki evde meydana geldi. Boşanma aşamasındaki çift arasında çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Tartışmanın büyümesiyle A.T., I.T.’yi öldürmekle tehdit etti ve defalarca bıçakladı.
Komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan kadın, ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayın ardından kaçan A.T., polis ekipleri tarafından kısa sürede yakalanıp gözaltına alındı. I.T., tedavisinin ardından taburcu edilirken, A.T. sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
Soruşturma tamamlandıktan sonra, A.T. hakkında ‘Kadına karşı tehdit’ ve ‘Kasten yaralama’ suçlarından İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Mahkeme, sanığın eylemlerinin ‘Kadına ve eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ suçunu oluşturduğuna kanaat getirerek dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi.
Yargılama sürecinde İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi, tarafların ayrı evlerde yaşamamasını ve aralarında barışma ihtimali bulunmasını dikkate aldı. Ayrıca, suçta kullanılan bıçağın ucunun kırık olması, A.T.’nin saldırıyı kendiliğinden sonlandırıp binadan çıkması, yaralanmaların yüzeysel kesikler şeklinde kalması ve mağdurun hayati tehlike geçirmemesi gibi unsurlar değerlendirmeye alındı. Bu gerekçelerle mahkeme, eylemin ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ değil ‘Kadına ve eşe karşı kasten yaralama’ suçunu oluşturduğuna hükmetti ve sanığı 3 yıl hapis cezasına çarptırarak tahliyesine karar verdi.
Yerel mahkemenin kararına, I.T.’nin avukatları ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı itiraz etti. Dosya, istinaf incelemesi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’ne gönderildi. 30 Aralık’ta açıklanan kararda, üst mahkeme yerel mahkemenin kararında usul ve esas yönünden bir eksiklik bulunmadığını, delillerin yeterince toplandığını ve suç vasfının doğru belirlendiğini belirterek 3 yıl hapis cezasını onadı.





