Özellikle Muştakbaba Mahallesi’nde bulunan taş ve toprak damlı evler, yoğun karın ardından gelen yağmurla yumuşayarak çökmeye başladı. Bölgedeki tescilli yapıların büyük bir kısmı, onarım maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle mülk sahipleri için büyük bir ekonomik yük oluşturuyor. Bu durum, birçok evin hem onarılamamasına hem de yıkıma terk edilmesine yol açıyor.
Muştakbaba Mahallesi’nde yaklaşık 150 yıllık tarihi Ahmet Ağa Konağı da bu olumsuz hava koşullarından nasibini aldı ve tamamen yıkıldı. Konağın mirasçılarından Emrullah Kalkan, yıllardır yetkili kurumlara başvurmasına rağmen herhangi bir çözüm alamadıklarını ifade etti. Kalkan, konağın ekonomik ömrünü tamamladığını belirterek, tescilli olduğu için herhangi bir müdahalede bulunamadıklarını söyledi. “Yaklaşık 15-20 yıl öncesine kadar bu bina aktif olarak kullanılıyordu. Ancak içinde kimse yaşamayınca ve Bitlis’in sert kış şartları devreye girince bina yıkılmaya başladı. Defalarca Bitlis Belediyesi ve Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne dilekçe verdim ama herhangi bir sonuç alamadık. Maddi gücümüz de yok ve tescilli olduğu için sorumluluk alamıyoruz” dedi.
Kalkan ayrıca, yıkılma riski taşıyan yapıların çevre için ciddi tehlike oluşturduğuna dikkat çekti. Son günlerde konağın taşlarından bazıları park halindeki araçlara zarar verdiğini belirten Kalkan, “Buradan insanlar geçiyor. Düşecek bir taş ciddi yaralanmalara yol açabilir. Yetkililer ya onarsın ya da güvenli şekilde yıksın. Acil destek bekliyoruz” diye konuştu.
Bölge halkı, mirasçı sayısının fazla olması ve yapıların tescilli olmasının süreci daha karmaşık hale getirdiğini de vurguluyor. Sahipsiz veya bakımsız binaların her geçen gün risk oluşturduğunu belirten vatandaşlar, devlet kurumlarından hızlı bir çözüm talep ediyor. Bitlis’teki bu durum, tarihi mirasın korunması konusunda acil önlem alınması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.




