Devlet olarak teknolojiyi, yalanı büyütmek için kullananları engelleyecek; doğru içeriği üretecek ve hakikatin sesini hep birlikte yükselteceğiz" dedi. İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen 'Mülki İdare Amirlerine Yönelik Sosyal Medya Rehberi Tanıtımı' ve 'Dijital Çağda Kamu İletişimi Paneli' programı İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Bakan Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, modern dönemde kamu iletişimi anlayışının dönüşümüne öncülük ettiğini, devlet ile millet arasına örülen vesayet duvarlarını yıkarak yönetimde doğrudan iletişimin kapılarını açtığını söyledi. Çiftçi, "Bundan 32 yıl önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni temel hizmetlerin dahi yeterince karşılanamadığı zorlu şartlar altında devraldığında, bütün engellemelere rağmen büyük bir cesaret ve kararlılıkla yeni bir yönetim anlayışı ortaya koymuştur. Bu anlayışın temel unsurlarından biri de vatandaşın sesini doğrudan yönetime ulaştıran kamu iletişimi mekanizmalarının hayata geçirilmesi olmuştur. O dönemde ortaya konulan bu vizyon; vatandaş ile yönetim arasındaki mesafeyi ortadan kaldırmayı, milletimizin talep, beklenti ve sorunlarını herhangi bir aracıya ihtiyaç duymadan doğrudan yönetime iletebilmesini esas alıyordu. Böylece kamu iletişimi, yalnızca vatandaşın sesini dinleyen bir mekanizma olmaktan çıkarak millet iradesini yönetim süreçlerine taşıyan güçlü bir köprü haline gelmiştir. Bu vizyon daha sonra BİMER’le milletimizin tamamına hizmet eden, milletimizin talep, öneri ve şikayetlerini doğrudan çevreden merkeze taşıyan kamu iletişimi noktasında önemli bir kurumsal yapıya kavuşmuş, CİMER’le birlikte ise çok daha kapsamlı ve güçlü bir vatandaş-devlet iletişim modeline dönüşmüştür" dedi.

'HAKİKATİN SESİNİ YÜKSELTECEĞİZ'

Bakan Çiftçi, dijitalleşmenin kamu iletişimine çok önemli fırsatlar kazandırdığını; ancak olumlu gelişmelerle beraber dezenformasyon gibi sınamalarla da karşı karşıya kalındığını dile getirerek, "Deepfake videolar, sahte ses kayıtları, organize sosyal medya şebekeleri ve manipülatif içerikler hakikat ile yalan arasındaki sınırı giderek daha fazla zorlamaktadır. Afetlerde, terör hadiselerinde, asayiş olaylarında, düzensiz göç konusunda ve toplumsal hassasiyetin yüksek olduğu dönemlerde yanlış bir bilginin oluşturabileceği elim hadiseleri hepimiz müşahede ettik. Tüm bu nedenlerle dezenformasyonla mücadeleyi, yalnızca iletişimcilerin meselesi olarak görmüyoruz. Dezenformasyonla mücadele aynı zamanda, kamu düzenimizi, toplumsal huzurumuzu ve milli güvenliğimizi doğrudan ilgilendiren temel ve öncelikli bir meseledir. Devlet olarak teknolojiyi, yalanı büyütmek için kullananları engelleyecek; doğru içeriği üretecek ve hakikatin sesini hep birlikte yükselteceğiz. Güvenilir kamu iletişiminde doğru içerik üretmek kadar o içeriği yayımladığımız dijital mecraların güvenliği de aynı derecede önemlidir. Kamu kurumlarımızın ve yöneticilerimizin sosyal medya hesaplarının korunması, iki aşamalı doğrulamanın kullanılması, yetkilendirme süreçlerinin doğru belirlenmesi ve siber tehditlere karşı kurumsal tedbirlerin alınması artık kamu iletişiminin ayrılmaz bir parçasıdır" diye konuştu.

Mülki İdare Amirlerine Yönelik Sosyal Medya Rehberi’ni de bu anlayışın somut bir tezahürü olarak gördüklerini söyleyen Çiftçi, "Bu rehberin de yardımıyla, mülki idare amirlerimizin dijital mecralardaki iletişimini daha güvenli, kurumsal bir standart içerisinde ve devlet ciddiyetine yakışır biçimde gerçekleştirmesini hedefliyoruz" dedi.

'TÜRKİYE İLETİŞİM ALANINDA DA ÇEHRESİNİ YENİLEMİŞTİR'

İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise "Günümüzde vatandaşlarımız kamu hizmetlerini yalnızca hizmet binalarında almıyor, dijital platformlarda da deneyimliyorlar. 2026 yılı dijital medya kullanım verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 62,3 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı bulunmakta. Bu sayı toplam nüfusumuzun yüzde 70,9’una karşılık gelmektedir. Hal böyleyken kamu yönetimi açısından vatandaşla iletişimi tek bir mecra ile sınırlı tutmamız düşünülemez. Kamu yöneticileri olarak, vatandaşımızın olduğu her alanda, her platformda olmak, iletişim kanallarını açık ve aktif tutmak zorundayız. Öte yandan bir kamu kurumunun sosyal medya hesabının işlevi, sadece yapılan duyuruyla sınırlı tutulamaz. O hesap, vatandaşın devleti gördüğü bir penceredir. Hamdolsun Türkiye, birçok alanda olduğu gibi iletişim alanında da çehresini yenilemiş ve geliştirmiştir. Artık Türkiye’de bir vatandaşımız, devletiyle istediği an iletişim kurabilir hale gelmiştir" ifadelerini kullandı.

Denizde Hareketsiz Bulundu, Kaldırıldığı Hastanede Öldü
Denizde Hareketsiz Bulundu, Kaldırıldığı Hastanede Öldü
İçeriği Görüntüle

Duran, 2025 yılı Küresel Risk Raporu'nun en önemli kısa vadeli küresel risklerden biri olarak dezenformasyonu gösterdiğini, 2027 yılında ise dezenformasyonun en büyük küresel risklerden biri haline gelebileceğini öngördüğünü kaydetti. Duran, 'Mülki İdare Amirlerine Yönelik Sosyal Medya Rehberi'nin kamu kültürüne katkı sunmak amacıyla ortaya konduğunu, rehberin ayrıca sosyal medya kullanımına ilişkin hem teknik tavsiyelerde bulunduğunu hem de kamu yönetiminin dijital çağda ihtiyaç duyduğu ortak iletişim kültürünü ortaya koyduğunu dile getirdi.

Kaynak: DHA