Bahçeli, 21’inci yüzyılın ikinci çeyreğinin Türkiye açısından tarihi bir fırsat sunduğunu belirterek, güçlü temeller atılması halinde 2053 hedefi doğrultusunda “süper güç Türkiye”nin inşa edilebileceğini ifade etti. Savunma sanayii, girişimcilik, milli teknoloji hamleleri ve terörle mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesinin bu hedefin ana dayanakları olduğunu vurguladı.

Küresel sisteme yönelik eleştirilerinde ise uluslararası hukukun işlevini yitirdiğini savunan Bahçeli, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik müdahaleyi açıkça kınadı. Seçilmiş bir devlet başkanına karşı yapılan bu girişimin hukuk dışı olduğunu belirterek, bir ülkenin kaderine yalnızca kendi halkının karar verebileceğini söyledi. Bu tür müdahalelerin yeni bir emperyalist yayılmacılığın göstergesi olduğunu dile getiren Bahçeli, ABD yönetimini sert ifadelerle eleştirdi ve küresel dengelerin ciddi biçimde sarsıldığını ifade etti.
Bahçeli, yaşanan gelişmelerin Türkiye açısından da önemli dersler içerdiğini belirterek milli birlik, iç cepheyi güçlendirme ve “Terörsüz Türkiye” hedefinin hayati önem taşıdığını söyledi. 15 Temmuz darbe girişimi ile Venezuela’daki olaylar arasında benzerlik kurarak, devletlerin içeriden zayıflatılmasının büyük tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Konuşmasının son bölümünde Suriye’ye değinen Bahçeli, ülkenin toprak bütünlüğünün mutlaka sağlanması gerektiğini belirtti. SDG/YPG’nin tutumunu eleştiren Bahçeli, İsrail’in bölgedeki planlarının başarısız olacağını ve Türkiye’nin kararlı duruşundan taviz vermeyeceğini ifade etti.





