Yaz aylarında su seviyesindeki çekilme nedeniyle kıyı şeridinde yaklaşık 50 metreye varan geri çekilme yaşanan gölde, ekosistemde de ciddi bozulmalar görülüyordu. Ancak DSİ’nin Ekim ayında başlattığı su yönlendirme çalışması ve Ocak-Şubat dönemindeki yoğun yağışlar sayesinde göl yeniden dolmaya başladı. Gölün son durumu, dronla çekilen görüntülerle ortaya konuldu.
Bafa Gölü, 6 bin 721 hektarlık yüzey alanı ve yer yer 25 metreyi bulan derinliğiyle bölgenin önemli su kaynakları arasında yer alıyor. Aynı zamanda 80 familyaya ait 237 cins ve 325 tür bitkiyi barındıran göl, flamingoların da dahil olduğu binlerce kuşun göç rotası üzerinde bulunuyor. Ancak artan kirlilik ve kuraklık nedeniyle gölde ciddi bir su kaybı yaşanmış, su seviyesi düşerken çevrede ağır bir koku oluşmuştu. Gölde ve kıyı şeridinde kuraklığın izleri, suyun geri gelmesiyle silinmeye başladı.
Büyük Menderes Nehri’nden göle su aktarımı, Söke Ovası’ndaki şişme savaklar üzerinden gerçekleştirildi. Bu sayede göle düzenli olarak can suyu verildi ve gölün su seviyesi hızla yükseldi. Dron görüntülerinde, suyun kıyı hattındaki eski sınırlarına yeniden ulaştığı ve gölde canlılığın yeniden arttığı görülüyor. Balıkçılar da göldeki hareketlenmenin ekonomiye olumlu yansıdığını belirtiyor. Kuşların göle yeniden dönmesi, ekosistemin toparlandığının en önemli göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, bölgede son yıllarda yaşanan kuraklığın etkisinin büyük olduğunu, bu yıl başından itibaren kuraklık oranının yaklaşık yüzde 33 olduğunu söyledi. Özçelik, şubat sonuna kadar bölgenin yıl boyunca alması gereken yağışın yaklaşık yüzde 60’ını aldığına dikkat çekti. Ekim ayında başlayan su takviyesi ve şubat ayında yaşanan yağışların göle ciddi bir katkı sağladığını vurgulayan Özçelik, “Bafa Gölü Büyük Menderes’ten beslenmeye devam ediyor ve su seviyesinde belirgin bir artış var” dedi.
Ancak göldeki kirlilik tehdidi sürüyor. Doç. Dr. Özçelik, gölü besleyen derelerden gelen kirletici etkilerin halen gözlemlendiğini belirterek, sanayi tesislerinden kaynaklanan kirleticilerin sıkı denetlenmesi gerektiğini söyledi. Gölün kalıcı olarak canlanabilmesi için su kalitesinin korunmasının ve kirlilik konsantrasyonlarının kontrol altına alınmasının şart olduğunu ifade etti. Ayrıca yaz aylarında yağışın azalacağı ihtimali nedeniyle su yönetiminin daha da dikkatli planlanması gerektiğini vurguladı.




