Savunmasında, "Amacım onu öldürmek değildi, yalnızca korkutmak istedim. En büyük zararı kendime verdim" diyen A.'ın öldürdüğü yeğeninin olaydan 3 gün önce evlendiği ortaya çıktı. Olay, 14 Mayıs'ta saat 15.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Yeşiltepe Mahallesi Sakarya Bulvarı'ndaki noter önünde meydana geldi. Arsa satışına yönelik anlaşmazlık sonrası Ö.A, tabancayla A.B'a 7 el ateş etti. Başı, göğsü ve karın bölgesinden yaralanan B. hastanede hayatını kaybetti.
1 KİLOMETRE İLERİDE YAKALANDI
Ekipler, olay sonrası kaçan Ö.A'ı yaklaşık 1 kilometre ileride yürürken yakaladı. Ö.A ile olay sırasında yanındaki eşi F.A. (64), gözaltına alındı. Cinayet silahı F.A.'nın üzerinde bulunurken, Arıkan çifti polis merkezine götürüldü. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ömer Arıkan nöbetçi hakimlik tarafından tutuklandı, eşi F.A. adli kontrolle serbest kaldı.
3 GÜN ÖNCE EVLENMİŞ
Yapılan soruşturmada, A.B'un olaydan 3 gün önce evlendiği ve kimliğini değiştirmek amacıyla nüfus müdürlüğüne gittikten sonra dayısı Ö.A ile noterde buluştukları ortaya çıktı. Tutuklu sanık Ö.A 'Kadını kasten öldürme', eşi F.A. ise 'Suç delillerini gizleme' suçundan Antalya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı.
Sanık Ö.A savunmasında, arsayı 1991 yılında taksitle satın aldığını ve birikimini, arsaya harcadığını anlattı. Arsayı aldığı dönemde bir bölümünü babasının adına kaydettirmek zorunda kaldığına ve babasının vefatı sonrası kardeşlerinin tapuyu almasına engel olduğuna değinen A., "6 kardeşiz. Bu arsa nedeniyle 23 yıl boyunca kardeşlerimle mücadele ettim. Arsanın benim hakkım olduğunu düşünüyordum. Bütün bedelini kendi emeğimle ve alın terimle ödemiştim. Ancak kardeşlerime gücüm yetmedi. Sorunu anlaşarak çözmek amacıyla daha önce A.'nin evine gittim. Ancak A. ve kocası tekme ve tokatlarla saldırarak beni sokağa attı. Buna rağmen yeğenimle ileride anlaşabileceğimizi düşündüğüm için şikâyetçi olmadım" diye konuştu.
'AMACIM ÖLDÜRMEK DEĞİL, KORKUTMAKTI'
Olay günü bir müteahhitle noterde buluşacaklarını söyleyen sanık A., "Kardeşlerimin de gelebileceğini düşünerek ziynet eşyalarımı yanıma aldım. Ziynet eşyalarımın çalınmasından endişe ettiğim için tabancamı da yanıma aldım. Tabancam ruhsatsızdır. Ancak yaşadığımız köy ıssız bir yerdir. Çevrede köpekler ve yaban domuzları bulunduğundan, kendimi korumak amacıyla tabanca taşıyordum. Olay günü A.B ile buluştuk ve bir kafeye oturduk. Kendisine anlaşabilmek için 200 bin lira teklif ettim. Ancak o, 500 bin lira istedi. Daha sonra birlikte notere gittik. Henüz noterden içeri girmeden bu kez 1,5 milyon lira istediğini söyledi. Bu sırada bana küfür ve hakaret etti. Yaşananlar karşısında sinirlendim. Amacım onu silahla öldürmek değildi, yalnızca korkutmak istedim. Yaşanan olaydan dolayı çok pişmanım. En büyük zararı kendime verdim" diye konuştu.
'SİLAHI EŞİME VERDİM, KENDİMİ İHBAR ETTİM'
A., şunları söyledi:
"Olay sonrası arkama bile bakmadan yürüyüp uzaklaştım. Panik atak hastasıyım. O an yaşadığım korku, panik ve stres nedeniyle kendimi toparlayamadım. Daha sonra silahı eşime verdim. Eşimin olayla hiçbir ilgisi yoktur. Olayı kendim ihbar ettim. İhbarım üzerine polisler gelerek beni aldı."
AVUKATINDAN ŞİZOFRENİ İDDİASI
Sanık avukatı, müvekkili Ö.A'ın şizofreni hastası olduğunu belirterek akli dengesinin yerinde olup olmadığının teşhisi için rapor alınmasını talep etti.
'SİLAHI ALMAK İSTEMEDİM'
Sanık F.A. ise eşinin panik atak hastası olduğunu belirterek, "Ben silahı almak istemedim ama elime verince bir şey diyemedim. Olay anında kafede oturuyordum. Silah sesini ve A.'nin hakaretlerini duydum. Ben yanlarına gidene kadar iş bitmiş Ömer yürüyordu. Ben de korktum ve panikledim. Otogara doğru gittim. Polisler beni buldu ve silahı teslim ettim. Benim eşim hasta, ufacık olaylara çabuk sinirleniyor. Ani öfkeleniyor" dedi.
'ANNEM ÖLMEDEN 3 GÜN ÖNCE EVLENMİŞTİ'
Annesinin olay tarihinden 3 gün önce evlendiğini anlatan maktulün kızı E.Y, "Ben annemin dayısını hiç görmedim. Olay günü ben babamın yanındaydım. Annemin öldüğünü saatler sonra öğrendim. Annemin Antalya'ya geleceğinden haberim vardı ama dayısı ile görüşeceğini bilmiyordum. Ben mağdur oldum. Sanıkların cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu.
Maktulün eşi S.S., "Olay anında orada değildim. Eşim müteahhitle anlaşmak için gitmişti. Kat karşılığı daire yapılacak diye, gitmişti. Şikâyetçiyim" dedi.
SANIK İÇİN AKIL SAĞLIĞI RAPORU İSTENDİ
Mahkeme heyeti, sanık Ö.A'ın akıl sağlığının yerinde olup olmadığının belirlenmesi amacıyla sağlık raporu alınmasına, sanığın tutukluluk halinin devamına ve F.A. hakkında ise imza atma yükümlülüğü şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılarak yerine yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verdi.




