Türkiye’de ise üretim 310 bin ton seviyesinde olup kişi başına düşen üretim 3,5 kilogram olmasına rağmen fiili tüketim 2–2,5 kilogramda kalıyor. Bu rakamların Akdeniz ülkeleriyle kıyaslandığında geride kaldığını vurgulayan Bülbül, iç tüketimin ve kalite bilincinin artırılması gerektiğini ifade etti.

İpekyolu’nda Kaza: 3 Yaralı, 1’i Ağır
İpekyolu’nda Kaza: 3 Yaralı, 1’i Ağır
İçeriği Görüntüle

Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağında dünyada ilk beş ülke arasında yer aldığını söyleyen Bülbül, iklim değişikliği ve maliyet artışlarının üretimde dalgalanmalara yol açtığını, bu nedenle yeni bir yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu aktardı. Antalya’nın erken hasat imkânı, uygun ekolojik koşulları ve tecrübeli işletmeleriyle yüksek kalite üretime uygun olduğunu belirtti.

Bülbül ayrıca su stresi, periyodisite ve iklim risklerinin üretimde istikrarı zorlaştırdığını, bu nedenle “daha çok üretmek mi, daha iyi üretmek mi?” sorusunun sorulması gerektiğini söyledi. ATB’nin hedefinin daha kaliteli, izlenebilir ve katma değeri yüksek üretim modeli olduğunu ifade etti. Üreticinin doğru bakım ve budama ile doğru zamanda hasat yapması, işletmelerin ise uygun koşullarda sıkım gerçekleştirmesiyle ürünün daha değerli hale geleceğini anlattı.

Antalya’nın yerel zeytin çeşitleri olan Tavşan Yüreği ve Beylik’in markalaşma için büyük avantaj sunduğunu belirten Bülbül, Tavşan Yüreği zeytininden elde edilen yağın yüksek polifenol ve oleokantal içeriğiyle sağlık açısından öne çıktığını söyledi. Beylik zeytininin ise premium kalite potansiyeli taşıdığını vurguladı. ATB’nin kalite odaklı çalışmaları sürdürdüğünü ve bu yıl ilk kez düzenlenen Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’nın bu vizyonun bir yansıması olduğunu kaydetti.

Kaynak: DHA