Olayla ilgili olarak yargılanan 15 yaşındaki suça sürüklenen çocuk D.G., “Çocuğu kasten öldürme” suçundan haksız tahrik indirimi uygulanarak 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Olay, geçen yıl 7 Eylül tarihinde Yunus Emre Caddesi üzerindeki bir parkta meydana geldi. F.A ile aynı yaştaki D.G. arasında bir kız meselesi nedeniyle başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavgada D.G., yanında bulundurduğu bıçakla A.’ya birden fazla darbe vurdu. Acacı, vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandı ve kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Olayın ardından D.G., polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı ve tutuklandı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmasını tamamladıktan sonra geçen yıl 3 Ekim’de iddianameyi hazırladı. İddianamede, D.G.’nin parkta çıkan kavga sırasında A.’yı 12 bıçak darbesiyle ciddi şekilde yaraladığı ve bunun sonucu olarak A.’nın yaşamını yitirdiği kaydedildi. Olay yeri kamera kayıtları, tanık ifadeleri ve otopsi bulgularının, sanığın öldürme kastıyla hareket ettiğini ortaya koyduğu ifade edildi. Savcılık, suça sürüklenen çocuk D.G.’nin “Kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını talep etti.
Davanın üçüncü duruşması Ankara 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Çocuk mahkemesi olması sebebiyle duruşmaya izleyici ve basın alınmazken, D.G. ve avukatları salonda hazır bulundu. Mahkeme, haksız tahrik indirimi uygulayarak sanığı 12 yıl hapis cezasına çarptırdı ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. A. ailesinin avukatı E.B, haksız tahrik indiriminin Yargıtay veya istinaf mahkemesi tarafından kaldırılabileceğini belirterek, cezanın üst sınırda 24 yıla yükselebileceğini ifade etti. F.A’nın ablası B.A ise sürecin uzun ve adaletsiz ilerlediğini belirterek, “Ben sadece ilahi adalete inanıyorum” dedi ve mahkeme sürecinde kamuoyu oluşturmaya çalıştıklarını vurguladı.




