GÜNDEM

Patara'nın Görkemli Kent Kapısı'nda 2 Bin Yıl Sonra Yeniden Su Akışı Sağlandı

Antalya'da Patara Antik Kenti'nde, Roma Dönemi'ne Ait Kent Kapısı'nın Tarihi Su Sistemi Yaklaşık 2 Bin Yıl Sonra Yeniden Çalıştırıldı.

Abone Ol

Antik Dönemde Ziyaretçileri Etkileyen Ve Güç Gösterisi Olarak Adlandırılan Su Perdesi, Özgün İşleyişine Uygun Şekilde Yeniden Akıtılarak Kentin Mühendislik Mirası Gün Yüzüne Çıkarıldı. Patara Antik Kenti'nde 1988 Yılından Bu Yana Devam Eden Kazılarda Roma Dönemi’ni Yansıtan Birçok Yapı Ve Eser Bulundu. Dönemin En İhtişamlı Yapıtlarından Biri Olan Kent Kapısı'nda Restorasyon Çalışmaları Tamamlandı. O Dönemde Kent Kapısı'nın Gücünün Ve İhtişamının Göstergesi Olan Su Perdesi İse Aslına Uygun Şekilde Yeniden Çalıştırıldı Ve Yaklaşık 2 Bin Yıl Sonra Akmaya Başladı. Antik Dönemde Kente 20 Kilometre Uzaklıktaki Bodamya Kaynağından Taşınan Suyun, Özel Mühendislik Sistemiyle Kapı Üzerinde Su Perdesi Oluşturduğu, Kanallar Ve Boru Sistemiyle Yapıya Ulaştırıldığı Belirtildi. Yeniden İşler Hale Getirilen Sistem, Roma Dönemi’ndeki Mühendislik Ve Mimari Anlayışın Günümüze Yansıyan Örneklerinden Biri Olarak Değerlendiriliyor.

'İMPARATORA ADANMIŞ BİR ANIT'

Patara'nın Roma Dönemi'nde Önemli Bir Kent Konumunda Olduğuna Dikkati Çeken Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Ve Patara Kazı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Şevket Aktaş, "Likya Birliği'nin Başkenti Olmasının Yanı Sıra Daha Sonra Likya- Pamfilya Eyaletinin De Yönetim Merkezi Olmuş, Hristiyanlık Döneminde İse Metropol Ünvanını Korumuştur. Büyük Kentleri Ve Limanları Yaşatan En Önemli Unsur Sudur. Önemli Restorasyon Çalışmalarından Biri De Kent Kapısı'nda Gerçekleştirildi. 2025 Yılında Bu Çalışmaların Önemli Bir Bölümü Tamamlandı. Kent Kapısı'ndaki Meşhur Su Sistemi Yeniden İşler Hale Getirildi. Kent Kapısı, Yalnızca Kentin Sınırını Belirleyen Bir Yapı Değildir. Aynı Zamanda İmparatora Adanmış Bir Anıt, Bir Propaganda Ve Su Yapısıdır" Dedi.

'YAPIYA ZARAR VERMEDEN SİSTEMİ YENİDEN ÇALIŞTIRDIK'

Yapının Dönemine Göre Su İle Birleşince İhtişamını Artırdığını Belirten Dr. Öğretim Üyesi Şevket Aktaş, "Antik Dönemde Kente Gelen İnsanlar, Öncelikle Yapının İhtişamından Etkileniyordu. Üzerindeki Heykeller Ve Mimari Detaylar Görsel Bir Şölen Sunarken, Akan Suyun Çıkardığı Ses Ve Oluşturduğu Görüntü De Ziyaretçiler Üzerinde Büyük Bir Etki Bırakıyordu. Biz De Bu Tarihi Deneyimi Günümüze Taşımak Amacıyla, Yapıya Zarar Vermeden Ve Gerekli Kurul İzinlerini Alarak Su Sistemini Yeniden Çalışır Hale Getirdik. Böylece Ziyaretçiler, Antik Dönemde Yaşanan Bu Deneyimi Bir Nebze Olsun Hissedebiliyor. Burada Yalnızca Antik Dönemin Mühendisliğini Değil, Günümüz Mühendisliğinin Temellerini De Görüyoruz. Modern Mühendislik Anlayışının Kökleri Büyük Ölçüde Bu Dönemlere Dayanıyor" Diye Konuştu.

'SU, ROMA DÖNEMİNDE GÜÇ SEMBOLÜ OLARAK KULLANILIYORDU'

Kent Kapısı'na Suyun Nasıl Taşındığını Anlatan Dr. Öğretim Üyesi Aktaş, "Patara'nın Su İhtiyacı Günümüzde 'İslamlar' Olarak Bilinen Bölgede Bulunan Ve Antik Kaynaklarda 'Bodamya' Olarak Geçen Doğal Su Kaynağından Karşılanıyordu. Yaklaşık 20 Kilometre Uzaklıktaki Bu Kaynaktan Alınan Su, Açık Ve Kapalı Kanallar, Köprüler Ve Su Kemerleri Aracılığıyla Kentin Üzerindeki Daha Yüksek Kotta Bulunan Ana Depolama Merkezine Ulaştırılıyordu. Burada Biriktirilen Su Daha Sonra Kentin Farklı Noktalarına Dağıtılıyordu. Kent Kapısı'na Gelen Su Da Eski Sur Hattının İzini Takip Ederek Pişmiş Toprak Künklerle Yapının Doğu Ayağına Ulaşıyordu. Kurşun Borularla Yukarı Taşınan Su, En Üst Seviyeye Çıktıktan Sonra Yeniden Künklerle Orta Açıklığın Üzerine Yönlendiriliyordu. Özel Olarak Tasarlanmış Taş Yüzey Üzerinden Serbest Şekilde Akan Su, Bir Su Perdesi Oluşturuyordu. Su, Roma İmparatorluk Dönemi'nde Yalnızca Bir İhtiyaç Unsuru Olarak Değil, Aynı Zamanda Görsel Bir Gösteri Ve Güç Sembolü Olarak Kullanılıyordu" Dedi.

'SIRADAN KENT KAPISI DEĞİL, ANITSAL BİR SU YAPISI'

Dönemin Mühendisliğinin Bugüne Taşındığını Kaydeden Aktaş, "Kent Kapısı'nda Hem İnşaat Mühendisliği Hem De Su Mühendisliği Bir Arada Kullanılmıştır. Su, Künkler Aracılığıyla Yapının Üst Bölümüne Çıkarılıyor, Ardından Bir Su Perdesi Oluşturarak Aşağıdaki Havuza Akıtılıyor. Bu Sistem Yalnızca Teknik Bir Çözüm Değil, Aynı Zamanda Estetik Bir Tasarım Anlayışının Ürünüdür. Yapının İnşasında Matematik, Mühendislik Ve Dönemin Yapı Ustalarının Bilgi Birikimi Bir Araya Gelmiştir. Antik Kentlerde Kent Kapıları Ve Çeşmeler Yaygın Olarak Görülse De Burada Amaç Yalnızca Su Depolamak Değildir. Suyu Bir Görsel Şova Dönüştürmek, Ziyaretçiler Üzerinde Etkileyici Bir İzlenim Bırakmaktır. Bu Özelliğiyle Yapı Sıradan Bir Kent Kapısından Ayrılıyor Ve Anıtsal Bir Su Yapısına Dönüşüyor" Diye Konuştu.