İzmir Şehir Hastanesi'nde görev yapan uzmanlar, cilt ve göz sağlığını korumak için güneş kremi ile güneş gözlüğünün bir tercih değil, temel bir ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.
İzmir Şehir Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Meltem Türkmen ile Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Utku Kabataş, güneşin zararlı etkilerine karşı alınması gereken önlemler hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Uzmanlar, güneşten korunmanın yalnızca yaz aylarında değil yılın her döneminde alışkanlık haline getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Güneş Koruyucu Sadece Yazın Değil, Her Mevsim Kullanılmalı
Doç. Dr. Meltem Türkmen, vatandaşların en çok güneş koruyucu kullanımıyla ilgili sorular yönelttiğini belirterek, güneş ışınlarının UVA ve UVB olmak üzere iki temel ultraviyole bileşenden oluştuğunu söyledi.
Türkmen, UVA ışınlarının cildin daha derin katmanlarına ulaşarak kırışıklık, lekelenme ve erken yaşlanmaya neden olabildiğini, hem UVA hem de UVB ışınlarının ise uzun vadede deri kanseri gelişimi açısından önemli risk oluşturduğunu ifade etti. Bu nedenle güneşten korunmanın estetik kaygılardan çok sağlık açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
"Yüz ve Boyun İçin En Az İki Parmak Kuralı"
Doğru güneş koruyucu seçiminin büyük önem taşıdığına işaret eden Türkmen, hem UVA hem de UVB ışınlarına karşı koruma sağlayan geniş spektrumlu ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.
Güneş kremini satın almanın tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Türkmen, araştırmaların birçok kişinin önerilen miktarın altında ürün kullandığını gösterdiğini belirtti. Yüz ve boyun bölgesi için en az iki parmak uzunluğunda güneş koruyucu uygulanması ve ürünün tüm bölgeye eşit şekilde yayılması gerektiğini kaydetti.
Güneş Kremi İki Saatte Bir Yenilenmeli
Sabah sürülen güneş koruyucunun gün boyu etkisini korumadığını belirten Türkmen, koruyuculuğun yaklaşık iki saat sonra azaldığını söyledi. Özellikle yüz yıkandıktan, denize girdikten veya havluyla kurulandıktan sonra güneş koruyucunun mutlaka yeniden uygulanması gerektiğini ifade eden Türkmen, SPF değeri yüksek olsa bile düzenli yenilenmeyen ürünlerin yeterli koruma sağlamayacağını belirterek, "En pahalı güneş koruyucu değil, doğru kullanılan güneş koruyucu etkindir." değerlendirmesinde bulundu.
Çocuklarda Korunma 6 Aylık Dönemde Başlamalı
Güneşten korunmanın yalnızca krem kullanımıyla sınırlı olmadığını belirten Türkmen, geniş kenarlı şapka, ultraviyole korumalı güneş gözlüğü ve koruyucu özellik taşıyan kıyafetlerin de tercih edilmesini önerdi.
Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 10.00 ile 14.00 saatleri arasında mümkün olduğunca gölgede kalınması gerektiğini vurgulayan Türkmen, çocukluk çağında yoğun güneş maruziyetinin ilerleyen yaşlarda deri kanseri riskini artırdığını söyledi. Bu nedenle çocuklara 6 aylıktan itibaren güneş koruyucu kullanım alışkanlığı kazandırılmasının önemine dikkat çekti. Her yaş grubunun ise cilt tipine uygun ürünü doktor veya eczacı tavsiyesiyle seçmesi gerektiğini ifade etti.
"Gözlük Aksesuar Değil, Sağlık İçin Gereklidir"
Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Utku Kabataş da yaz aylarında güneş gözlüğü kullanımının ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Uzun süre güneş altında kalanlar, açık tenli ve açık göz rengine sahip kişiler, katarakt ameliyatı geçiren hastalar ile çocukların ultraviyole ışınlarına karşı daha hassas olduğunu ifade eden Kabataş, "Nasıl cildimizi güneş kremiyle koruyorsak, gözlerimizi de uygun güneş gözlüğüyle korumamız gerekiyor. Güneş kremi ve gözlük aksesuar değil, sağlık ihtiyacı." dedi.
Uzun Süreli Güneş Maruziyeti Göz Hastalıklarını Tetikleyebilir
Kabataş, uzun süre ultraviyole ışınlarına maruz kalmanın katarakt, retina hasarı, yaşa bağlı sarı nokta hastalığı, halk arasında "kuş kanadı" ya da "göze et yürümesi" olarak bilinen pterjiyum ile göz kapağı cilt kanseri gibi hastalıkların gelişiminde önemli risk faktörlerinden biri olduğunu söyledi. Bu hastalıkların tek nedeninin güneş ışınları olmadığını ancak uzun süreli maruziyetin ciddi bir etken oluşturduğunu ifade etti.
Koyu Cam Tek Başına Koruma Sağlamıyor
Güneş gözlüğü seçiminde cam renginin koyuluğundan çok ultraviyole filtre özelliğinin dikkate alınması gerektiğini belirten Kabataş, UV koruması bulunmayan koyu renkli gözlüklerin göz bebeğini büyüterek zararlı ışınların göze daha fazla ulaşmasına neden olabileceğini söyledi. Bu nedenle yalnızca koyu camlı olmasının koruyucu olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.
Etiketsiz ve Sokakta Satılan Gözlüklere Dikkat
Vatandaşları sahte ürünler konusunda da uyaran Kabataş, güneş gözlüklerinin güvenilir ve kurumsal satış noktalarından temin edilmesini önerdi. Ürünün markası veya fiyatından önce ultraviyole koruma özelliğinin kontrol edilmesi gerektiğini belirten Kabataş, bu bilginin ürün etiketinde yer alması ya da satış sırasında tüketiciye açık şekilde aktarılması gerektiğini söyledi. Özellikle etiketsiz ve sokakta satılan gözlüklerden uzak durulması gerektiğini hatırlatan Kabataş, koyu renkli camın tek başına koruma sağlamadığını bir kez daha vurguladı.