Proje, 6 etapta 206 bloktan oluşan 4 bin 574 konut, 2 okul ve 1 camiyi kapsıyordu. Mahkemenin kararının ardından değerlendirme yapan Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Güray Doğan, projenin yer seçimi ile ilgili bilimsel çekincelerini dile getirdi.
Doğan, sosyal konut projelerine karşı olmadıklarını belirterek, Konyaaltı’nda yapılması planlanan TOKİ projesinin gelir seviyesi düşük vatandaşlar için önemli bir proje olduğunu söyledi. Ancak arazinin tarımsal alan ve su havzası içinde yer alması, dere yatağı içeriyor olması ve geçirgen yapısı nedeniyle yer seçiminin daha titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. “Konyaaltı’nda yaklaşık 150-200 bin civarında insan yaşıyor ve bölgenin suyu söz konusu alandan sağlanıyor. Eğer yapılaşma başlasaydı, hem mevcut su kaynağı yetersiz kalacak hem de bölgede ek su ihtiyacı doğacaktı” dedi.
Doğan, projenin dere ıslahı ve yoğun yağış riskini de göz önünde bulundurması gerektiğini belirtti. “Dere ıslahı gerçekleştirilse bile yoğun yağışlarda bazı mahalleler sular altında kalabilir. Ayrıca alan tarım bölgesi olduğu için sulama altyapısı yeterli olmayacak ve tarımsal üretim olumsuz etkilenecekti” diye konuştu.
Yapılaşma durumunda altyapı sorunlarının da gündeme geleceğini söyleyen Doğan, kanalizasyon bağlantısı ve sel-taşkın risklerinin ciddi sorunlar yaratacağını aktardı. “Altyapının uygunluğu ve sel riskleri gibi sorular sürekli tartışma konusu olurdu. Bazı sorulara hemen yanıt bulunabilir, bazıları için modelleme sonrası veriler gerekli olurdu” dedi.
Doğan, genel olarak sosyal konutun faydalı olduğunu belirterek, yer seçimi konusunda daha titiz davranılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca 12’nci Kalkınma Planı’na dikkat çekerek, şehirleşmenin yerinde kalkınmayı destekleyecek, içme suyu kaynaklarını koruyacak ve tarımsal üretimi minimum seviyede etkileyecek şekilde planlanması gerektiğini ifade etti.