Böylece CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı hakkında verilen ihtiyati tedbir kararı geçerliliğini korudu. Mahkeme, dosya üzerinden yaptığı incelemede, CHP Genel Merkezi adına yapılan başvuruyu değerlendirdi. Kararda, daha önce verilen ihtiyati tedbir kararının hukuki açıdan kesin nitelikte olduğu vurgulandı. Heyet, istinaf mahkemelerinin verdiği ihtiyati tedbir kararlarına karşı yeniden bir itiraz mekanizmasının bulunmadığını belirterek, yapılan başvurunun reddine hükmetti.
Kararda ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddelerine dikkat çekildi. Özellikle ihtiyati tedbirlere yönelik itiraz sürecinin sınırları ve istinaf mahkemelerinin verdiği kararların kesinliği üzerinde duruldu. Mahkeme, mevcut durumda verilen kararın yeniden değerlendirilmesine imkan bulunmadığını ifade etti.
Dairenin kararında, “İhtiyati tedbir kararının kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin itiraz talebinin reddine karar verilmiştir” ifadeleri yer aldı. Böylece CHP yönetiminin tedbir kararına karşı yaptığı hukuki girişim sonuçsuz kaldı.
Öte yandan mahkeme, ihtiyati tedbir kararlarının uygulanmasının, itiraz süreçlerinden bağımsız şekilde devam edeceğini de hatırlattı. Kararda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında ihtiyati tedbirlerin uygulanmasının durdurulamayacağına ilişkin hükümlere atıfta bulunuldu.
CHP’nin kurultaylarına ilişkin açılan davalar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, süreç siyasi ve hukuki boyutuyla yakından takip edilmeye devam ediyor. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği son kararın ardından gözler, dosyanın ilerleyen süreçte Yargıtay ve diğer yargı mercilerinde nasıl şekilleneceğine çevrildi. Mahkemenin oy birliğiyle aldığı kararın 22 Mayıs 2026 tarihinde kesin olarak verildiği bildirildi.