GÜNDEM

Barajlar Doldu Ama Kuraklık Riski Sürüyor

TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, son dönemde etkili olan yoğun yağışların baraj doluluk oranlarını beklenenden daha fazla artırdığını ancak bunun uzun vadede yeterli olmayacağını vurguladı.

Abone Ol

Yaşar’a göre, mevcut olumlu tabloya rağmen Türkiye’nin kuraklık gerçeği devam ediyor ve bir sonraki ciddi kuraklık döneminin 2035’li yıllarda yaşanması bekleniyor. Önümüzdeki yıllarda yağışların genel olarak ortalamanın üzerinde seyredeceğini belirten Yaşar, bu sürecin doğru yönetilmesi gerektiğine dikkat çekti.

İzmir’de yılın ilk aylarında düşen yağışlar, baraj seviyelerinde önemli artışlara yol açtı. Tahtalı Barajı’nda doluluk oranı yüzde 45’e ulaşırken, Balçova’da yüzde 85, Ürkmez’de yüzde 100, Alaçatı Kutlu Aktaş’ta yüzde 77 ve Gördes’te yüzde 36 seviyeleri görüldü. Yaşar, özellikle yılın ilk 45 gününde gerçekleşen yağış miktarının oldukça dikkat çekici olduğunu ve kısa sürede yıllık ortalamaya yaklaşıldığını ifade etti.

Ancak Yaşar’a göre asıl sorun, suyun yanlış kaynaklardan kullanılması. Barajlar dolu olmasına rağmen suyun önemli bir kısmının yer altı kaynaklarından çekildiğini belirten Yaşar, bunun ciddi bir hata olduğunu söyledi. Yer altı sularının aşırı kullanımı nedeniyle akifer seviyelerinin büyük ölçüde düştüğünü ve bunun geri dönüşünün uzun yıllar alacağını dile getirdi. Bu nedenle içme ve kullanım suyunun öncelikle barajlardan sağlanması, yer altı kaynaklarının ise korunması gerektiğini vurguladı.

Ayrıca arıtılmış atık suların tarımda değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yaşar, bu sayede yer altı sularının stratejik bir rezerv olarak saklanabileceğini ifade etti. Bunun yanı sıra yeni barajların inşa edilmesi ve özellikle yer altı barajlarının yaygınlaştırılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yağış sularının yer altına ulaşmasının uzun zaman aldığını hatırlatan Yaşar, yüzeydeki doluluğun yanıltıcı olabileceğini belirtti.