Şimşek, yılın geri kalan bölümünde enflasyondaki düşüş eğiliminin devam etmesini beklediklerini belirtti. Bakan Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada haziran ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilere işaret eden Şimşek, haziran ayında aylık enflasyonun yüzde 0,99 olarak gerçekleştiğini, yıllık enflasyonun ise bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 32,1 seviyesine gerilediğini ifade etti.
Şimşek, son dönemde küresel enerji fiyatlarında yaşanan yükselişin arz kaynaklı baskılar oluşturduğunu ve bu durumun dezenflasyon sürecinde geçici bir kesintiye neden olduğunu belirterek, son verilerin enflasyondaki düşüş eğiliminin yeniden başladığını ortaya koyduğunu söyledi.
Haziran ayında özellikle gıda fiyatlarındaki sınırlı artışın enflasyon görünümünü olumlu etkilediğini vurgulayan Şimşek, taze meyve ve sebze fiyatlarında gözlenen dengeli seyrin katkısıyla gıda fiyatlarının aylık bazda yalnızca yüzde 0,2 yükseldiğini kaydetti. Ayrıca akaryakıt fiyatlarında yaşanan gerilemenin de genel enflasyon üzerinde aşağı yönlü destekleyici etki oluşturduğunu ifade etti.
Yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerini de paylaşan Şimşek, emtia fiyatlarında normalleşmenin sürmesi, kural bazlı fiyatlama uygulamalarının yaygınlaşması, kira enflasyonundaki aşağı yönlü eğilimin devam etmesi ve iç talepteki ılımlı görünümün enflasyondaki düşüşü destekleyeceğini öngördüklerini dile getirdi.
Ekonomi yönetimi olarak fiyat istikrarını kalıcı hale getirmeyi temel hedef olarak gördüklerini belirten Şimşek, bu doğrultuda uygulanan ekonomi politikalarının kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Enflasyonla mücadelenin orta vadeli program çerçevesinde devam edeceğini ifade eden Şimşek, mali disiplin ve sıkı para politikasıyla desteklenen uygulamaların ekonomide istikrarı güçlendirmeyi amaçladığını kaydetti.
Bakan Şimşek, uygulanan politikaların etkilerinin önümüzdeki aylarda daha belirgin şekilde hissedileceğini belirterek, enflasyonda kalıcı düşüş sağlanmasının hem vatandaşların alım gücünü artıracağını hem de ekonomik öngörülebilirliği güçlendireceğini ifade etti.