GÜNDEM

Arnavutköy’de Kaçak Hafriyat Sorunu

Arnavutköy’de hafriyat sahaları dışında yapılan kontrolsüz dökümler çevre sorunlarını her geçen gün daha da büyütüyor.

Abone Ol

Belediyeye ait ve özel işletmeler tarafından yönetilen resmi döküm alanları bulunmasına rağmen, maliyet ödemek istemeyen ya da kantar sıralarında beklemeyi tercih etmeyen bazı kamyon sürücüleri, moloz ve hafriyat atıklarını rastgele alanlara bırakıyor. Bu durum özellikle tarım arazilerinin kenarlarında ve su havzalarında ciddi kirlenmeye yol açıyor. Dökülen atıkların arasında sadece inşaat molozları değil, plastik çöpler, sünger parçaları ve çeşitli evsel atıklar da yer alıyor. Yeşilbayır köyü sakinleri, bu durumdan uzun süredir şikayetçi. Köylüler, tarlalarının kullanılamaz hale geldiğini, dökülen toprağın ve molozun kendileri tarafından tekrar düzeltilmek zorunda kaldığını söylüyor. Ancak çoğu zaman döküm işlemleri gece saatlerinde yapıldığı için sorumluların tespit edilmesi mümkün olmuyor. Bölge halkı, şikayet etmelerine rağmen somut bir sonuç alamadıklarını da dile getiriyor.

Köy sakinlerinden bazıları, yolların kenarına ve tarım alanlarının çevresine bırakılan atıkların köyün görüntüsünü bozduğunu ve doğal çevreye zarar verdiğini ifade ediyor. Özellikle tren yolu çevresinde bile çeşitli çöplerin biriktiği, bunun hem çevre hem de yaşam kalitesi açısından olumsuz bir tablo oluşturduğu belirtiliyor. Vatandaşlar, ilgili kurumlara başvurduklarını ancak sürecin yeterince etkili ilerlemediğini düşünüyor.

Bir başka köy sakini ise, doğanın bilinçsizce kirletilmesine tepki göstererek, bu tür davranışların kabul edilemez olduğunu vurguluyor. Kameraların bulunduğu noktalara bile gece saatlerinde moloz bırakılmasının, denetimlerin yetersiz kaldığını gösterdiğini ifade ediyor. Köylüler, doğaya ve ortak yaşam alanlarına saygı gösterilmesi gerektiğini, aksi halde bu sorunun giderek büyüyeceğini söylüyor.

Genel olarak bölge halkı, yetkililerden daha sıkı denetim, etkili yaptırım ve kalıcı çözüm bekliyor. Aksi halde tarım arazilerinin geri dönüşü zor şekilde zarar göreceği ve çevre kirliliğinin artacağı endişesi dile getiriliyor.