Yaklaşık 2 milyon 400 bin metrekare büyüklüğündeki ve kent merkezinin önemli bölümünü kapsayan araziye ilişkin hak iddia eden mirasçılar, bu kez bölgedeki 5 yıldızlı üç otelin tapularının iptali için dava açtı. Söz konusu taşınmazların tapularının 2017 yılında Türkiye Varlık Fonu’na devredildiği belirtiliyor.
Mirasçılar, daha önce Dumlupınar Caddesi, İsmail Baha Sürelsan Caddesi, 6’ncı Cadde ve 3844 Sokak’ın kapatılmasına ilişkin mahkeme kararının ardından hukuki süreci genişletmişti. Şimdi ise otellerin bulunduğu arazilerin yanı sıra bazı park alanları için de tapu iptal ve tescil davaları açıldı.
Davayı uzun süredir takip eden avukat N.Y, kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlerin usule uygun yapılmadığını savundu. 1970’li yıllarda Antalya’nın turizm yatırımları kapsamında kamulaştırmalar yapıldığını, mülkiyetin önce Arsa Ofisi’ne, ardından Hazine’ye geçtiğini, son olarak da Türkiye Varlık Fonu’na devredildiğini belirten Yılmaz, Anayasa Mahkemesi’nin Kamulaştırma Yasası’na eklenen 3’üncü maddeyi iptal etmemesi nedeniyle ortaya çıkan tazminat bedellerinin gerçek değerlerin çok altında kaldığını ifade etti. Y., “Bugünkü rayiç bedellerle kıyaslandığında ödenen tutarlar 1000’de 1, hatta 1500’de 1 seviyesinde kalıyor. Bu nedenle mülkiyetin iadesi yoluna gittik” dedi.
Ayrıca Cam Piramit Kent Parkı’nda yaklaşık 64 bin metrekarelik, Beach Park içinde ise 13 bin 500 metrekarelik alan için de tapu iptali talep edildiği açıklandı. Avukat Y., usulsüz kamulaştırma işlemleri varsa buna dayalı tescillerin “yolsuz tescil” niteliğinde olacağını ve bu nedenle iptal edilmesi gerektiğini savundu.
Üç otel ile park alanlarını kapsayan dava konusu taşınmazların toplam büyüklüğünün yaklaşık 192,5 dönüm olduğu belirtiliyor. Bölgedeki metrekare rayiç değerinin 90-100 bin TL civarında olduğu tahmin edilirken, arazilerin toplam değerinin milyarlarca lirayı bulduğu ifade ediliyor. Davaya ilişkin yargı süreci devam ediyor.