Ancak A.R., doğum sonrası çocuğunu görmek isteyip olumlu yanıt alamayınca savcılığa başvurdu. Antalya 29’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dava sonucunda, A.R., S.M. ve olaya aracılık eden Z.E.K. (46), “Çocuğun soybağını değiştirmek” suçundan 10’ar ay hapis cezasına çarptırıldı.
İddiaya göre, Türkiye’ye kısa süre önce gelen ve 3 çocuk sahibi olan A.R., 4’üncü çocuğuna hamileyken eşi tarafından terk edildi. 3 çocuğuyla birlikte sığınmaevine yerleşen A.R., yeni doğacak bebeğine bakamayacağını düşünerek, aracı vasıtasıyla tanıştığı Z.E.K.’den yardım istedi. Z.E.K., kentteki bir hastanede hasta bakıcı olarak çalışıyordu ve A.R.’nin talebi üzerine S.M. adlı çocuğu olmayan bir erkeği buldu. Taraflar doğum sonrası çocuğun evlatlık verilmesi konusunda anlaşmaya vardı.
Eylül 2022’de özel bir hastanede gerçekleşen doğumun ardından, A.R., S.M. ve Z.E.K., Kepez Nüfus Müdürlüğü’ne giderek bebeği S.M.’nin çocuğuymuş gibi nüfusa kaydettirdi. Olay sırasında, aracılık eden Z.E.K.’nin adı verilen bebek, S.M.’nin yaşadığı Manisa’nın Salihli ilçesine götürüldü.
Olay, A.R.’nin 2024 yılında polis merkezine gidip şikayetçi olmasıyla ortaya çıktı. A.R., ilk ifadesinde Z.E.K.’nin kendisini tehdit ettiğini ve vizesi olmadığı gerekçesiyle çocuğu mecburen S.M.’nin nüfusuna kaydettirdiğini iddia etti. Ancak daha sonra yaptığı yeni beyanında şikayetinden vazgeçerek, “Çocuğa bakacak durumum yoktu, kendi rızamla verdim” dedi.
Diğer sanıklar da mahkemede, işlemlerin annenin rızasıyla yapıldığını ve suç işleme kasıtlarının olmadığını savundu. Mahkeme heyeti, toplanan deliller ışığında sanıkların suçu birlikte işlediğine kanaat getirdi. Buna göre, A.R., S.M. ve Z.E.K. 10’ar ay hapis cezasına çarptırıldı.
Bebeğin şu an S.M.’nin yanında olduğu ve nüfusa kaydettirildiği öğrenildi. Ancak bebeğin gelecekteki durumu ve kalıcı velayeti ile ilgili detaylar henüz netlik kazanmadı. Olay, aile ve hukuk açısından dikkat çeken bir örnek olarak gündeme geldi.