Osmanlıca ve Latin alfabesini birlikte içeren defterin, erken Cumhuriyet dönemine ait adli kayıtlar içerdiği tespit edildi. Adalet Bakanlığı’nın başvurusu üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan ön raporda, defterin tarihi eser niteliği taşıdığı vurgulandı. Raporda ayrıca 1926 yılına ait olması nedeniyle defterin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında korunması gereken taşınır kültür varlığı niteliğinde olduğu ifade edildi. Defterin tescile tabi olduğu ve mevzuat gereği yurt dışına çıkarılamayacağı da belirtildi.
Kayıt defterinin, adli emanet arşivi açısından önemli bir kurum hafızası olduğu ve hem hukuki hem de tarihsel değere sahip bulunduğu kaydedildi. Ankara Müdde-i Umumiliği (Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı) için düzenlenen defterin, kağıt restoratörleri tarafından aslına uygun şekilde restore edileceği bildirildi. Erken Cumhuriyet döneminde yürütülen adli işlemlere ilişkin kayıtları içeren defterin korunarak gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Büro Müdürü Mehmet Semih Demir, Adalet Bakanlığı ve Ankara Adliyesi olarak defterin gelecek nesillere aktarılması için gerekli çalışmaları başlattıklarını ve muhafaza altına aldıklarını belirtti. Demir, Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlarla iş birliğinin sürdüğünü ifade etti.